Kahve Molası.
| Yazar | : | K. Özcan Davaz |
| İsbn | : | 9786058604070 |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 2013 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 206 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
Her daim dost bildiklerim.
Hem yazarken ve hem dc ancak yazarak konuştuğum dostlarım.
Ben şair değilim. “Yaşam öykümü" dilerim elinizde tuttuğunuz bu kitabın hemen başında bulacaksınız. Bir kimsenin kendi kendisini şair diye tanımlaması, olmaz ya, ama daha ilk lafa ben şairim diye başlayanlar da o kadar çok ki. Görüyoruz etrafta, gazetelerde, medyada, ister sosyal olsun ister şeffaf ve açık medyada. Bu sıfatı veya yerine göre ismi, ancak başkaları verebilir şair olarak kabul ettiklerine. Benim daha çok firın ekmek yemem lazım. Öyle değil mi?
Hele, koca çınarlar. Nazımlar, Can Yiiceller, Dağlarca'lar, Yorgo SeferisTer, Kavafis'ler, Cevat Çapanlar ve de Kazi Nazrül İslam'lar ve dalıa niceleri durup dururken rafları dolduran eserleri İle. Onlar dağlarda zirve, bense, olsa olsa, vadide küçücük bir pınar ve zamanla çay olup, dere olup. ırmak olup denizlere, göllere kavuşmama ve sonra da bulut olup yağmur olup zirvelere damla damla düşmeme, ömrüm yelerse, çok ama daha çok var.
Ama benim işiın mesleğim yazmak.
Tevazua lüzum yok. Neredeyse altmış küsur yıldır yazıyorum, tababetle uzatılmamış bir ortalama insan ömrüdür bu.
1949 Eylül’ünde, Galatasaray Lisesinin yetiştirici Sınıfına girdim. Ortakoy'de, Kabataş Lisesi ile Yüksek Denizcilik Okulunun arasında. Boğazın inci gerdanlıklarından biri, Dolmabahçe Sarayı'nın uzantıları. Ve bu binayı ve her iki yanımdakini, Dolmabahçe Sarayını ve de Dolmabahçe Camii'ni ayrıca Boğaziçi’ni süsleyen onlarca yalı. köşk, cami vesaire ile birlikte İstanbullu yurttaşımız Balyan ailesinden Ermeni mimarlar yapmışlar. Hani gezerken Şehr i İstanbul'u, bakarız, görürüz muhteşem eserlere de, kimse bilmez kimin yaptığını. Tabi istisnalar ve rehberli turistler hariç.